Adnan Menderes

Kimseye dargın değilim. Kırgınlığım yok.” Bu sözlerin bir insanın son sözleri olduğunu düşünün. İdam sehpasına giden birinin sözleri bunlar. Ağzından çıktığında gerçekten de öyle olması istenen sözler bunlar. Bir siyasetçi değil anlatmak istediğim bir insan. Adnan Menderes…

Ali Adnan Ertekin Menderes 1899’da Aydın’da doğdu. Varlıklı bir toprak zengini çiftçi olan ailesinin bir de kızı vardı fakat küçük yaşta ölmüştü. Adnan futbolu seviyordu. 1. Dünya Savaşı öncesinde Karşıyaka ve Altay’da forvetlik ve kalecilik yaptı. İzmir Amerikan Kolejinden mezun oldu ve İzmirlileri hemşerisi saydı. 1. Dünya Savaşı sırasında askeri eğitim aldı fakat zehirli sıtma hastalığı cephede görev almasına engel oldu. Kurtuluş Savaşında ise İstiklal Madalyası aldı.

1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkasında görev aldı ve parti kendini feshedince Cumhuriyet Halk Partisine geçti. Bu partiden Aydın milletvekili seçilen Menderes Ankara Hukuk Fakültesine de bu sıralarda devam etti. Toprak Kanununu protesto etmesinden kaynaklı partiden Fuat Köprülü ve Refik Koraltan ile ayrıldılar. Demokrat Partiyle siyasi kariyerine devam eden Menderes celal Bayar döneminde başbakan oldu.

Bugün paralarımızın üzerinde Mustafa Kemal Atatürk’ün resminin olması Menderes döneminin başlattığı bir uygulamadır. Paraların üzerinde dönemin cumhurbaşkanının değil Mustafa Kemal Atatürk’ün olması hakkındaki yasa tasarısı menderes döneminde çıkmıştır. Siyasette sözü geçtiği ilk andan beri devletin ekonomik olarak ilerlemesi birinci amacı olduğu söylenir. Hatta 1.menderes Döneminin ilk icraatı da fazla masraf yaratan devlete ait otomobillerin satılmasıdır.

İzmirli Fatma Berrin Hanım ile evlenen Menderes’in 3 de çocuğu olmuştur. Yüksek adalet Divanının verdiği idam kararının ardından da idam edilirken onları dilinden düşürmemiştir. Hatta infazda görevli bulunan bir askerin söylediklerine göre “Oğlum yükselin devlet tarafından okutulmasını istiyorum. Kaleminden altın damlasın.” dediği söyleniyor.

Ve onun bir mektubundan:Sizlere dargın değilim. Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara da dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde deyiniz ki, Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını 17 sene evvel almadığınız için sizlere müteşekkirdir. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi, silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendilerinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki, milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendinizi yine de 1950’de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaktınız. Ama şimdi milletle el ele vererek Adnan Menderes’in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Ama buna rağmen merhametim sizlerle beraberdir.

Share on Facebook0Share on Google+6Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir