Bilimsel Eğitim

Bilimin ortaya koyduğu sonuçlar kimsenin kabul edemeyeceği şeyler değildir. Ne kadar dindar ve kapalı görüşlü olursan ol, bilim sayesinde geliştirilen bir ilaç senin hayatını kurtarır. Bugün insanlar çoğu şeyin üstesinden bilim ile gelmektedirler. Birçok alanda gelişme gösteren bilim insanların doğayı anlamasını ve ona hükmetmesini sağlamaktadır. Tabi ki hala hükmedilemeyen doğa olayları yok değil. Fakat çoğunlukla doğaya hükmediyoruz ve hatta doğayı katlediyoruz.

Bugün eğitim sistemlerine baktığımızda bilimsel bilgiler temelinde öğrencilerin gelişimsel özellikleri doğrultusunda eğitim programları düzenlenmektedir. Her yaş grubunun neleri nasıl öğrenebilecekleri yıllarca süren araştırmalar ve deneyimler sonrasında anlaşılmıştır. İlkokuldaki bir çocuğa fizik dersi veremezsiniz. Fakat hayat bilgisi adı altında genel fizik kuralları hakkında bilgiler verebilirsiniz. Gelişimsel özellikleri doğrultusunda ilerleyen yaşlara doğru daha ayrıntısal bilgiler çocuklara verilmektedir. Bilimsel alanda gelişme göstermek isteniyorsa öncelikle o ülkede eğitimin çok kaliteli olması gerekmektedir.

Bunun için bilimsel çalışmaların yapılacağı laboratuarlar ve daha birçok açıdan imkânların sağlanması gerekir. Fakat bizim ülkemizde durum biraz farklıdır. Ülkemiz insanlarının çoğu yurtdışında çalıştığı için ülkemizde bilimsel alanda fazla gelişme gösteremiyoruz. Beyin göçü dediğimiz bu olayın tersine çevrilmesi ve yabancı bilim adamlarının da ülkemiz için çalışmalar yapmasının sağlanması gerekir. Yabancı bilim adamları bizim gençlerimizi eğitirse bizim gençlerimiz de kendileri bilimsel çalışmalar ile orijinal ürünler ve icatlar yapabilirler. Bu doğrultuda çeşitli aktiviteler bulunmaktadır fakat yeterli değildir.

Türkiye için en önemli çalışmalardan birisi bence şu şekilde olacaktır. Öncelikle eğitimin parasız yapılması ve herkesin kendisini geliştirme imkânının sunulması gerekmektedir. Sonra beyin göçünün önüne geçilmeli geri dönüşümler sağlamak için çeşitli kanunlar çıkartılmalıdır. Ülkenin belirli bölgelerinde Bilimsel Araştırma Merkezi (BAM) adı altında merkezler kurulmalı. Kampus niteliğinde olan bu kuruluşlar tüm bilimsel çalışmaların yapılabildiği ve her türlü imkâna sahip ekonomik sıkıntının olmadığı kuruluşlar olacaktır. Dünyanın en ünlü bilim insanlarını da bu kuruluşlara getirip faydalanma yoluna gidilebilir. Yurtdışında ne kadar ücret alıyorlarsa iki katı verilebilir.

Tüm bu çalışmalar ve yatırımlar için bütçe yetersiz diye bir bahane sunulamaz. Gerekirse ekstra bilim vergisi koyulsun. Herkes ayda 1 lira verse yine de büyük bir gelir sağlanabilir. Her gün sigaraya para veren insan bilim ve ülke için de vergisini vermekten gocunmayacaktır. Çünkü kendisi için ilaç yapacak, ülkesi için teknolojik icat yapacak bilim insanları. Aslında yapılamayacak bir şey değil bu çalışmalar. Yeter ki birileri cesaret etsin. Bilimin ne kadar önemli olduğunu bir gün ülkemiz anlayabilecek mi acaba. Din derslerinin artırılıp bilimsel derslerin azaltıldığı günümüzde gelecek hiç de parlak görünmemektedir.

Share on Facebook1Share on Google+0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir