Dünyayı Değiştiren En Gerekli Buluşlar

İcatların hayatımızı hep kolaylaştıracağına inanmışızdır. Ama öyle icatlar var ki, hayati önem taşırken bazıları dünyanın en gereksiz icatları. Ateş gibi ilk başta doğru şekilde kullanılmayan icatlar dünyayı değiştiren icatlardır. Bunun yanı sıra otobüste ayakta yolcu edenlerin uyumalarını mümkün kılan taşınabilir dinlenme aleti gibi gereksiz ve güldüren icatlar da yok değil.

Dünyayı değiştiren en gerekli icatlarından bazılarına yer vermek istiyorum. İşte dünyayı değiştiren icatlar…

Ateş: İnsanlığın gelişiminde en büyük rollerden birisi hiç şüphesiz ateşindir. Bilinçli olarak kullanılmaya başlaması ile birçok icada da öncülük etmiştir. Tarihi ve nasıl bulunduğuna dair kesin bir bilgi bulunmamasına rağmen insanlığın bugüne ulaşmasına en büyük katkıyı yaptığı aşikar.

Ateş

Elektrik: Milattan Önce 600 yıllarında Antik Yunan’da keşfedilen elektrik, Edison ile birlikte kullanabilir hale gelmiştir. Günümüz düşünüldüğü zaman elektrik kesintilerinin ne kadar büyük sorunlara yol açtığından yola çıkarak söylenemeyecek kadar çok öneme sahip olduğu anlaşılacaktır.

Tekerlek: İlk duyduğunuz zaman belki tekerleğin icadı size pek önemli değilmiş gibi gelebilir ama milattan önce 3500 yıllarında keşfedilen tekerlek iş verimliliği açısından insanlığın gelişimine katkı sağlamıştır. Şimdilerde birçok teknoloji kullanılarak üretilen tekerlek, o zamanlarda ağaç kütüklerinden ibaretti. Bir kütüğün bir noktadan bir noktaya yuvarlandığının görülmesiyle keşfedildiği düşünülmektedir.

Yazı: Tarihi bu kadar inceleyebilmemizin en büyük nedenlerinden birisi yazıdır. Yazının keşfedilmesi Sümerlere dayanmaktadır. Bazı yenilikçi görüşler ise Mısır’da keşfedildiğini öne sürmektedir. Nerede keşfedildiğinden çok geçmişten bize izler taşıdığı için ve en güçlü iletişim ağımız olduğu için yazının ne kadar önemli olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Yazının İcadı

Matbaa: Rönesans devriminin en büyük ve teknolojik gelişmelerinden birisi olarak matbaanın icadı görülmektedir. İlk defa Alman Johannes Gutenberg tarafından geliştirilmiştir. İlk matbaanın bulunmasından sonra da, daha teknolojik matbaaların gelişmesi sağlanmıştır.

Pusula: Eski Çin’de, Qin Hanedanlıkları’ndaki büyücüler sayesinde keşfedilmiştir. Büyücüler tarafından kullanılan mıknatısların belirli bir düzlemde belirli bir yönü gösterdikleri keşfedilmiştir. 850 – 1050 yılları arasında manyetik alana tutulmuş bir iğnenin yuvarlak bir kaba konulması ile bugünkü halini almıştır.

Barut: İlk defa 850’li yıllarda Çin’de görülen barutun bugün geldiği boyut düşünülemez. Barut, silahların keşfedilmesine de ön ayak olmuştur. İlk başta ilkel bir şekilde metal borular içerisinde silah olarak kullanan barut, günümüz silah teknolojisinin başlangıcıdır.

Barut

Uçak: Alphonse Pénaud tarafından 1871 yılında keşfedilen uçak, Wright kardeşlerin kuşları incelemesiyle birlikte gelişmiştir. Wright kardeşlerin ürettiği bu ilk uçak da günümüz uçaklarının atasıdır.

Telefon: Alexander Graham Bell tarafından 1880 yılında keşfedilen telefonun günümüzde geldiği nokta akıllara zarar değil mi! Türkiye’de 1908 yılında kullanılmaya başlayan telefon ile ilk anakaralar arası görüşme ise 1915 yılında Paris ile Arlingo arasında yapılmıştır.

Bilgisayar: Belki de bilgisayar kullanımının sonunu getiren akıllı telefon çağında yaşamamıza rağmen, bilgisayarın icadı dünyanın en büyük icatlarından birisidir. İlk kişisel bilgisayarın mucidi bilinmiyor ama günümüz bilgisayarları gibi bilgisayarlar olduğunu da düşünmeyin. Tek bir parça yerine birçok donanımdan oluşan bilgisayarın aslında tek bir kişi tarafından icat edilmediğini de tahmin edebilirsiniz. İlk bilgisayar modeli ise Konrad Zues Z1 modeli kabul edilebilir. 1936 yılında Z1 adıyla üretilen ilk kişisel bilgisayar bir daktiloya benzediği söyleniyor. Resimde Apple tarafından üretilen ilk bilgisayarı görüyorsunuz.

İlk Apple Bilgisayar

Televizyon: 1926 yılında Amerika’lı James Jargenson tarafından icat edilmiştir. Diğer icatlarda olduğu gibi televizyonun da ne kadar büyük ve olağan üstü değişimler gösterdiğini biliyorsunuz. Hatta son 5 yıla bir göz attığınız da bile televizyonun yeniden icat edildiğini düşünebilirsiniz. Aynı zamanda internet, bilgisayar gibi teknolojik düşmanları bulunmasına rağmen televizyon sektörü yaptığı gelişmelerle dimdik ayakta duruyor. Hatta yakında masaüstü bilgisayarın devrini bile kapatabilir.

Radyo: Guglielmo Marconi radyonun mucididir. 1898 yılında ilk radyo icat edilmiş ve ilk olarak gemi ile sahil arasındaki haberleşmeyi sağlamıştır.

Cep Telefonu: İşte en sevdiğimiz konulardan birisi. Gelen yenilikleri, hayranı olduğumuz markaların son telefonlarını büyük bir heyecanla takip ediyoruz. 1943 yılında arabalara telefon konuşmasıyla birlikte cep telefonu ortaya çıkmıştır. 1973 yılında Martin Cooper tarafından ilk defa cep telefonu üretilmiştir ve 2000 adet üretim yapılmıştır. Günümüzde kullanım amacı nedeniyle birçok tartışmaya neden olsa da, cep telefonları dünyayı değiştiren icatların başında geliyor.

cep-telefonu-gelisimi

İnternet: 80 yaşındaki ninelerimizin bile artık haberdar olduğu internet 1991 yılında yaygınlık kazanmıştır. Dünyanın en büyük icatlarından birisi olduğu yadsımaz. Dünyanın neresinde olursanız olun, internet sayesinde istediğiniz yer hakkında bilgi edinebilir, resimlere ulaşabilir ve insanlarla iletişim kurabilirsiniz. İnternet hakkında fazla yorum yapmaya gerek olmadığını ve hemen hepimizin internet bağımlısı olduğunu, internet kesintilerinde elimizin ayağımıza dolandığını biliyorum.

Penisilin: Alexander Fleming tarafından 1928 yılında icat edilen penisilin, birçoğumuzun canını yakmıştır. Ama frengi, kangren ve ateşli romatizma gibi ölümcül hastalıkların tedavisinde kullanılan penisilin ile birlikte antibiyotikler hayatımıza girdi ve bu hastalıkların tedavisi mümkün hale geldi.

Ford Model T: Ford tarafından 1908 yılında üretilen “Model T” insanlık tarihinin ilk motorlu aracıdır ve insanlar tarafından alınıp – satılabilen ilk modeldir.

Ford Model T

Nükleer Enerji: Sovyetler Birliği’nin Obninsk kentinde ilk nükleer enerji santralinin 1954 yılında kurulması ile birlikte hayatımızı girdi ve şu an dünyanın enerji ihtiyacının %16’sını karşılıyor.

Uzaya Yolculuk: 12 Nisan 1961 yılında Sovyet Kozmonot Yuri Gagarin uzaya ilk giden insan. Günümüz için ne kadar büyük bir devrim olduğu ise tahmin edilebilir.

Klonlama: Dolly’i hepimiz hatırlıyoruz sanırım. 1996 yılında ilk kez bir memeli başarılı bir şekilde klonlandı ve Dolly adındaki koyun hayatımıza ilk klonlanan canlı olarak genetik biliminde çığır açtı.

Share on Facebook1Share on Google+0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir