Koltuk Sevdası

İnsanoğlunun açgözlülüğünün bir yansımasıdır koltuk sevdası aslında. Günümüzde ülkemizdeki siyasetçilere baktığımızda bunu çok iyi bir şekilde görebiliyoruz. Avrupa ülkelerinde siyasette istifa kültürü diye bir şey vardır. Bir devlet adamı yada bir siyasetçi yanlış bir şey yaptıysa yada emrindeki görevliler yanlış uygulamalar yaptıysa genellikle istifa edilir. İstifa kültürü Avrupa’nın çoğu ülkesinde yerleşmiş bir siyasi kültürdür. Bizim ülkemizde ülkeyi kaosa sürükleyen birçok siyasi koltuğuna yapışmış bırakmamaktadır. Koltuk sevdası yüzünden partilerimize bakarsanız gene başkanlar genellikle yıllarca başkanlık yaparlar. Alternatif kişiler yoktur. Varsa da kendi içlerinde yok ederler. Ülkemiz insanlarında genellikle tek adam hayranlığı vardır.

Zaten saltanatla yüzyıllardır yönetilen bir millet olunca cumhuriyet ve demokrasi gibi kavramların millet tarafından hemen kabul edilememesini anlayabiliriz. Fakat siyasilerin yaptıkları onca yanlışa rağmen özür bile dilememesi ve hatta üstüne üstlük hakaret ve baskılar uygulaması siyasetin ne kadar ikiyüzlü bir kavram olduğunu göstermektedir bizlere. Eski Cumhurbaşkanı ve birçok kez başbakanlık yapmış Süleyman Demirel için 6 kere gitti 7 kere geldi gibi tabirler kullanılırdı. Koltuğu seven siyasi ne yaparsa yapsın terk etmemektedir. Bu da ülkede kemikleşmiş yapıların ülkeye hâkim olması anlamına gelmektedir.

Son zamanlarda siyasi krizlerin yaşandığı ülkemizde siyasilerin yaptıkları yanlışlar ve yolsuzluklar hep görmemezlikten gelinmiştir. Bazı gelişmelerden sonra yayın yasaklarının koyulması insanların bazı bilgileri öğrenmemesine yönelik adımlardır. Halka yalan söyleyen ve demokratik hakkını savunduğunda da baskı ve şiddet yoluyla bastırmaya çalışan hükümetin ortamı yumuşatmak adına hiçbir adım atmaması insanların daha da sinirlenmesine ve protestoların daha da şiddetlenmesine neden olmuştur.

Yapılan mitinglerde birleştirici ve bütünleştirici tutumlar yerine “onlar, bunlar, şunlar” gibi hakaret ve aşağılayıcı bir üslup insanların bölünmesine neden olur. Hükümet taraftarları ile hükümet karşıtlarının karşı karşıya gelmesi de ülkemizin geleceği için hiçbirimizin istemeyeceği bir gelişmedir. Herkesin birlik ve beraberliğini destekleyen ve gerilimi yumuşatmaya çalışan düşüncelere daha çok yer vermemiz ve demokraside çok sesliliği savunmamız gerekir.

Koltuk sevdasının sonu çok kötü olabilmektedir. Bununla ilgili rahmetli Kemal Sunal’ın Koltuk Belası adında bir filmi vardır. Belediye başkanlık koltuğuna oturduğundan itibaren başına gelenleri ve en sonunda aklını yitirmesini konu alan bir filmdi. Siyasilere tavsiyem koltukları başlarına bela olmadan biraz halkın sesine kulak vermeleridir. Koltuklarının sesine kulak verirseniz kendinizi kaybedeceksiniz.

Share on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir