Sosyal Devrim

Son günlerde yaşanan gelişmelere baktığımızda tam anlamıyla sosyal medyanın hakimiyeti vardır diyebiliriz. Olayların daha da yayılmasını sağlayan sosyal medya hükümetin de bu konuda tedbir almasına neden oldu. Başbakanın Twitter hakkında baş belası nitelemesini kullanması ne kadar canının sıkıldığını gösterdi. Aslında işin başka bir boyutu da sokaklarda şiddetli çatışmalar yaşanırken, ulusal basının gösteriler ile ilgili hiçbir yayın yapmamasıdır. En çok izlenen televizyon kanalları saatlerce süren ve yurt geneline yayılan gösteriler ile ilgili tek bir yayın dahi yapmayınca bazı insanlar kandırıldıklarının farkına vardılar. Hatta bu dönemde sosyal medya hesabı olmayan birçok insan Twitter hesabı açarak neler olup bittiğini öğrenmeye çalıştı.

Medyanın olayları farklı açılardan göstermesi insanları daha da sinirlendirdi. Medya kuruluşlarının önünde protestolar yapıldı. Hükümetin takındığı tutum tamamen ortamı germek üzerineydi. Tüm bu gelişmeler dünya basını tarafından da yakından takip edildi. Hükümet yabancı basını da suçlayarak olayların saptırıldığını ve gelişmelerin yanlış aktarıldığını savundu. Aynı hükümet Arap baharı yaşanırken yabancı medya kuruluşlarını desteklemişti. Olay kendisine döndüğünde her şeyin kendileri tarafından bilindiğini vurgulayarak haklı çıkmaya çalıştı.

Bu dönemde provakatif olaylar da yaşanmadı değil. Twitter üzerinden asparagas haberler yayılırken bunların yanlış olduklarına dair haberler de kısa zaman içerisinde yayılabilme imkanı buldu. Aslında sosyal medyayı bilinçli bir şekilde kullanan gezi parkı göstericileri provokasyona gelmedi. Hükümetin ve iktidar yanlılarının yaptıkları provokasyondan başka bir şey değildi. “Camiye ayakkabı ile girdiler, camide içki içtiler, türbanlı bayanlara saldırdılar” gibi ifadeler toplumun daha da kutuplaşmasına neden oldu. Evlerinde yüzde elliyi zor tutuyoruz söylemi ise bir siyasetçinin hiçbir şekilde kullanmaması gerektiği bir ifadedir. Kendisine oy veren kitleyi oy vermeyen kitleye karşı kışkırtmak ülkede birleştirici değil bölücü bir yaklaşımdır. Hem de ülkenin başbakanının böyle bir şey yapması oldukça talihsizdir.

Sosyal medyanın denetime tabi tutulması da tam bir baskı rejiminin yansımasıdır. Bilinçli kullanıcılar ve eğitimli insanlar sosyal medyada yapılan asparagas haberlere zaten itibar etmeyecektir. Camide içki içtiler yalanının ortaya çıkması da bu insanların çabaları ile olmuştur. Yapılan Photoshop çalışmalarını bile ortaya çıkaran sosyal medya gençliği kışkırtmalara gelmeden demokratik haklarını savunmuşlardır. Fakat son zamanlarda elinde pala, bıçak ve sopalar ile göstericileri darp eden kişilerin iktidar yanlısı olduklarını görünce kimin kışkırtmalardan etkilendiğini göstermektedir. Sosyal medya duyarlı vatandaşların seslerini duyurabildikleri ve kolay iletişim kurabildikleri bir platformdur. Gazetecilerin yapamadığı işi sosyal medya üzerinden bu gençlik yapmaktadır. Bunun adına da sosyal devrim diyebiliriz. Yani toplum artık değişiyor. Bazı şeylerin farkına varıyor.

Share on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir